Evde her şey yolundadır. Koltuğun üzerinde iki hırka, masada dünden kalan bir bardak vardır ama kimsenin bunlarla kişisel bir meselesi yoktur. Sonra telefona o mesaj düşer: “Yakındayız, bir çayınızı içelim.” Ve salonun kaderi değişir.
1. “Ev zaten toplu” diyerek kendini ikna etmek
İlk tepki sakindir. Ne var ki etrafa misafir gözüyle bakınca sandalyedeki kıyafetlerin artık küçük bir tepe oluşturduğunu fark edersin. Az önce gayet normal görünen ev, bir anda değerlendirmeye alınmış bir proje gibi görünmeye başlar.
2. Herkese acil bir görev dağıtmak
Bir kişi salonu toplar, biri mutfağa gider, diğeri kapının önündeki ayakkabıları hizalar. Kimin ne yaptığı tam belli değildir ama herkes çok meşguldür. Ortada yazılı bir plan yoktur; buna rağmen evin içinde küçük bir operasyon merkezi kurulmuştur.
3. Eşyaları “şimdilik” bir yere kaldırmak
Şarj kablosu, dergi, toka ve sahipsiz bir çorap aynı çekmecede buluşur. Bu eşyaların normalde ortak hiçbir yanı yoktur. Artık hepsinin ortak özelliği, misafir gidene kadar görünmemesi gerekmesidir. Sonrasında kumandayı ararken bu karar yeniden değerlendirilecektir.
4. Koltuk minderlerine beklenmedik bir önem vermek
Minder düzeltilir, iki adım geriye gidilir, tekrar bakılır. Biraz fazla dik durmuştur; yeniden yerleştirilir. Gün içinde üzerinde rahatça uzandığın koltuk, beş dakikalığına mobilya mağazasındaki teşhir ürününe dönüşür.
5. İkram hesabını zihinden yapmak
Kaç kişiyiz, kaç bardak lazım, evde tatlı var mı? Dolap açılır ve içindekiler yeni bir gözle incelenir. Bir paket bisküvinin varlığı hiç bu kadar sevindirici olmamıştır. Sunum tabağı çıkınca aynı bisküvi kendini daha önemli hissetmeye başlar.
6. En yanlış anda yeni bir dağınıklık keşfetmek
Salon toparlanmıştır ama bu kez aynadaki parmak izleri dikkatini çeker. Aynaya giderken antredeki poşeti görürsün. Poşeti kaldırırken anahtarların olmadığını fark edersin. Yapılacaklar listesi bitmek yerine evin içinde seninle birlikte dolaşır.
7. Zil çalınca bütün telaşın sesini kısmak
Bir saniye önce “Tepsiyi kim aldı?” diye seslenilen evde şimdi kusursuz bir sakinlik vardır. Son bir yastık hareketi yapılır, üst baş kontrol edilir ve kapıya doğru normal bir hızda yürünür. Az önce yaşanan koşuşturmanın tanığı yalnızca robot süpürgedir.
8. “Hiç zahmet olmadı” cümlesiyle final yapmak
Kapı açılır, gülümsemeler gelir, çaylar hazırlanır. Birisi “Zahmet verdik” der. Sen de içtenlikle “Ne zahmeti!” diye karşılık verirsin. Birazdan sohbet koyulaşınca o son dakika telaşı gerçekten unutulur. Çekmecedeki çorabın meselesi ise başka bir güne kalır.
Sizin evde hangi aşama yaşanıyor?
Misafir gelmeden önce ilk yaptığın şey ne: Çayı koymak mı, salonu toplamak mı, yoksa her şeyi boş odaya taşımak mı? Evdeki en komik hazırlık alışkanlığını yorumlara yaz.